09 Haziran 2007

Levni-Minyatürler



Levni (17. yüzyıl sonları, Edirne- 1732, İstanbul),
asıl adı Abdülcelil Çelebi, Lale Devri'nin en tanınmış
minyatürcüsüdür, minyatür sanatına derinliği ve
perspektifi getirmiş, yapay, yaldızlı ve canlı renkler
yerine daha doğal renkler kullanmıştır.


Topkapı sarayı'ndaki nakkaşhanede tezhip öğrendi,
daha sonra da II. Mustafa zamanında sarayın
başnakkaşlığına getirildi. III. Ahmet döneminde de
bu görevini sürdürdü. Lale Devri'nin insanı olmasından
dolayı, minyatürlerinde daha çok eğlence sahnelerini işledi.
Şair Vehbi'nin, III. Ahmed'in şehzadelerinin 1720'deki
sünnet düğünün anlatan Surname'sini süsleyen
minyatürleri Levni'nin en ünlü eserleri arasındadır.

perspektif, resmettiği insanların kişisel özelliklerini
yansıtmaya verdiği önem, resimdeki renk ve
kompozisyon uyumu osmanlı minyatür sanatı
için oldukça önemli yeniliklerdi.

Levni'yi anlatan bir kitap :

Lale Devri'nin görkemli günlerine doğru bir yolculuk bekliyor bizi bu romanın satırları arasında, ailesinden ayrı düşen bir çocuğun hüznü bekliyor biraz da, bir de sanat bekliyor, tüm cazibesiyle, nakkaşlar bekliyor, ellerinde fırçaları, şairler, dillerinde mısraları. ama padişahlar, sadrazamlar da bekliyor kimi zaman acımasızlıkları, kimi zaman insanî zaaflarıyla. kocaman bir imparatorluk bekliyor gelenek ve görenekleriyle. ayrıntılarda gizli bir hayat bekliyor.


Gül İrepoğlu, 'Gölgemi Bıraktım Lale Bahçelerinde' adlı romanında sanat tarihi profesörü olmanın tüm avantajlarını kullanarak Osmanlı İmparatorluğu’nun önemli bir devrinin canlı ve renkli bir tablosunu koyuyor ortaya, uzmanlığına dayanarak, şair ve nakkaş Levnî’nin,
padişah III. Ahmed’in ve daha birçok siyasî ve sanatçı kişiliğin canlı birer portresini çiziyor, tarihin sayfalarını aralıyor, tarihî belgelere dayandırıyor anlattıklarını. ama roman tadından ve keyfinden asla vazgeçmiyor. Lale Devri ve Osmanlı İmparatorluğu hakkında birçok yeni bilgi edinebileceğiniz, aynı zamanda da güçlü bir hayal gücünün çekimine kapılabileceğiniz bir tarihî roman 'Gölgemi Bıraktım Lale Bahçelerinde'.


Bu roman gerçekler üzerinde hayaller kurularak yazıldı, en çok da insanların insanca yönü üzerinde durularak, Lale Devri'nin hükümdarı Sultan III. Ahmed ile bu devrin ruhunun nakkaşı Levni'nin, tarihin akışı içerisinde sivrilen kişiliklerinin de bir tahlili aynı zamanda.

Bu romandaki insanı anlatan bazı öyküler kendi sınırları içinde kalmış, bazıları ise tarihin akışını değiştirmiş.romanın temel kahramanları ve ölüm tarihleri gerçektir, ancak olayların birbirine bağlanışı kurgulanmıştır. Buna gerçekleri hayallerle genişleten ve zenginleştiren bir canlandırma da denebilir, okuyucunun zihninde "acaba?" sorusu daima cevapsız kalacak ve hayaller de hiç bitmemek üzere sürecektir. Lale Devri tıpkı bir masal gibidir, ama alışıldığı gibi mutlu sonla bitmeyen bir masal, zaten romanda da uzunca bir masal anlatılır, her masal gibi biraz gerçek payı, biraz kıssadan hisse, bolca hayal olan... Lale bahçelerinde kalan gölgenin
biçimi ise okuyucunun hayaline bırakılır.



Gül İrepoğlu/ Gölgemi Bıraktım Lale Bahçelerinde
Doğan Kitapçılık İstanbul 2004- 338 sayfa  


Surname ve minyaturler ile ilgili 150 den fazla resmi buradan indirebilirsiniz. Günümüzdeki yansımasını ise bu blogda bulabilirsiniz:

1 yorum:

  1. Şu anda Gül İrepoğlu'nun "Gölgemi Bıraktım LaleBahçelerinde" kitabını okumaktayım.Kitaptaki betimlemeler o denli canlı ki Levni'nin minyatürlerini görme ihtiyacı hissettim ve sitenizi ziyaret ettim.
    Şebsefa'ya gerçekmiş gibi baktım.
    Sayın Gül İrepoğlu kitabınız bana çok şey kattı teşekkür ederim.

    YanıtlaSil

Related Posts with thumbnails