karikatür etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
karikatür etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

07 Mart 2016

The New Yorker


The New Yorker, ABD'de, röportajların, yorumların, eleştirilerin, denemelerin, kurmaca yazınların, hicivlerin, karikatürlerin ve şiirin içinde bulunduğu bir dergidir. Haftalık olarak 1925'te Amerikalı gazeteci Harold Ross'un kuruculuğunda yayın hayatına başlamış dergi günümüzde yılda 47 kez çıkmaktadır. Rea Irvin, Dorothy Parker, Garrett Price, Peter Arno, Ilonka Karasz, Ralph Barton, Alexander Woollcott, Julian De Miskey, H.O.Hofman, Ring Lardner ve Robert Benchley gibi isimler dergiye erken dönemlerinde katkı sağlayanlar arasındadır. Rea Irvin'in çizdiği kapaklar gerçekten çok dikkat çekici geldi bana...

Yayın içeriği çoğunlukla New York'un kültürüne yönelik olsa da New York'un dışında da büyük bir okuyucu kitlesine sahiptir. Dergi resimli ve belirli bir konuyla alakalı kapaklarıyla olduğu kadar popüler kültüre yönelik yorumlarıyla, yayınladığı kısa hikayelerle ve edebi eleştirilerle tanınmaktadır. Dergi 1984'te Samuel Irving Newhouse tarafından satın alınmış ve Advance Publications medya grubunun bünyesine dahil edilmiştir.

bu güzel koleksiyonun olduğu sayfa
Şubat 1925-Aralık 1947 tarihleri arasında çıkan bu 22 yıllık arşivde yaklaşık 1200 adet kapak bulunmaktadır. Hepsini PC'nize indirmek için tıklayın...



10 Haziran 2013

Gezi Parkı-31 Mayıs 2013



Gün doğmadan,
Deniz daha bembeyazken çıkacaksın yola. 
Kürekleri tutmanın şehveti avuçlarında, 
İçinde bir iş görmenin saadeti, 
Gideceksin 
Gideceksin ırıpların çalkantısında. 
Balıklar çıkacak yoluna, karşıcı; 
Sevineceksin. 
Ağları silkeledikce 
Deniz gelecek eline pul pul; 
Ruhları sustuğu vakit martıların, 
Kayalıklardaki mezarlarında, 
Birden 
Bir kıyamettir kopacak ufuklarda. 
Denizkızları mı dersin, kuşlar mı dersin; 
Bayramlar seyranlar mı dersin, 
Şenlikler cümbüşler mi? 
Gelin alayları, teller, duvaklar,  
Donanmalar mı? 
Heeey 
Ne duruyorsun be, at kendini denize: 
Geride bekleyenin varmış, aldırma; 
Görmüyor musun, Her yanda hürriyet; 
Yelken ol, kürek ol, dümen ol, balık ol, su ol; 
Git gidebildiğin yere...  

Orhan Veli



"Gizlenmeyenler yani, gözden çıkanlar, vericiler; sağlıklarını umursamayanlar, aşırılıktan korkmayanlar, soğuktan kaçmayanlar, rüzgârda hırpalananlar, bozkır güneşine katlanabilenler, kendilerini sürüp gitmesi gereken bir soy değil, doğada bir birim olarak görebilenler; beden harcayıcıları. Başka türlü davranamayacakları için o türlü davrananlar, inançlarını bedenlerine böylesine sindirenler..."

Tomris Uyar


  

"Çözülür sağlam sanılan simyası bir duruşun
sesini yitirmeyen bir güçlü hızar kalır..."

Turgut Uyar


 


"Diyor 
kırılırsa kanadı sevginin
nasıl uçar göklerde,
diyorum
o bir umuttur
bilesin 
havalanır yinede.."

Ali Püsküllüoğlu 





"Bu ne bitmez yolmuş deme
bitmedik yol yok
Bu ne aşılmaz dağmış deme
aşılmadık dağ yok
Bu ne erişilmez ülkeymiş deme
erişilmedik ülke yok
kendini kapıp koyuverme..."

A.Kadir




''Ölüm geliyor aklıma birden ölüm
Bir ağacın gövdesine sarılıyorum...'

Cemal Süreya


  

"Salın mavide
görün meydanda
seslen türküde
geceye inat şöyle bir..."

Arif Damar


 

"Hiçbir kent vermez
sevgilisini
bir sevgiliyle dolaşmadan
içinde,
öpüşmeden kuytularında... "

Güven Turan 




Konuyla ilgili 169 Karikatür-Afiş-Kapak içeren görselleri PC nize indirmek için tıklayın..

18 Eylül 2012

Gırgır

Gırgır

Gırgır Dergisini ablalarım alırdı ama her hafta değil öyle akıllarına esince bende okurdum tabi hoşuma giderek-sonra ilkokul 5.sınıfın ikinci yarısında artık her hafta kendim almaya başladım, 1977 yılıydı-bu durum düzenli olarak 1988 yılına kadar sürdü. (En son aldığım derginin sayısı: 851'miş)

Gırgır-Sayı-238_2 Gırgır-Sayı-238_3 Gırgır-Sayı-238_4

O zamanlar bir ansiklopedi furyası da vardı. Fasikül fasikül her hafta toplardım. Ve size inanılmaz gibi gelebilir ama o zamanlar 105 takım cilt yaptırmaya götürdüğümüzde babamla matbaacının gözleri ışıldamıştı. Bu 105 cilte sonradan 22 Ciltte Gırgır'ları (her yıla 2 cilt olacak şekilde) eklediğimde babam biraz rahatsız olmuştu;

"Oğlum ne işine yarayacak ki bu gırgır mıdır mırmır mıdır" diye..
Aradan yıllar geçti o ansiklopedilerin hepsi çöpe gitti bir kısmı tavan aralarında çürümeye bırakıldı ve elimde o dönemden bir tek Gırgır ciltlerim kaldı..

Gırgır-Sayı-238_5 Gırgır-Sayı-238_6 Gırgır-Sayı-238_7 Gırgır-Sayı-238_8

Bilindiği üzere dergi kapandı el değiştirdi ve sahip olduğu o çizgi ruhu da eski kadroyla birlikte çekip gitti. Tek yararı oradan ayrılan karikatürcülerin dağılıp bugün ki dergi bolluğunu yaratmaları oldu.

Gırgır-Sayı-238_9 Gırgır-Sayı-238_10 Gırgır-Sayı-238_11 Gırgır-Sayı-238_12

Yıllar sonra kendi paramla aldığım bu ilk sayıyı (238) bulduğumda çok sevindim nedense örnek olması açısından yeni kuşaklara paylaşmak istedim:) Pazar günleri çıkan 16 sayfalık bu derginin yayın yönetmeni Oğuz Aral’dı..

Kardeşi Tekin Aral’da o sıralar “FIRT” dergisini çıkarıyordu ve o dönem için büyük bir cesaret örneği göstererek ikinci sayfaya “yavrunuzun sayfası” adı altında her hafta çıplak bir kadın resmi koyarlardı.

Gırgır-Sayı-238_13 Gırgır-Sayı-238_14 Gırgır-Sayı-238_15 Gırgır-Sayı-238_16

Gırgırın ilk dört sayısını da cbr formatında buradan indirebilirsiniz. "cbr" formatını açmak için (ayrıca pdf dahil bir çok formatı okuyan çok kullanışlı bir program olan) StduViewer programını da buradan indirebilirsiniz.

Bir iyilik daha yapıp size ilk ve son GIRGIR’ın kapakları ile kapanmasına neden olan olaylı kapağı ekleyeyim. (Sanat elçimiz Müşerref Akay’ın üstüne giydiği Türk bayraklı elbiseyi kapaklarına taşıdıkları için..)

ilkgr songr GIRGIRKapatma

Son söz kendi sloganları olsun:

"Geçim derdini, can sıkıntısını, aşk yarasını, karı-koca kavgasını şipşak keser, her derde devadır. GIRGIR da GIRGIR.."

21 Şubat 2011

Piyale Madra

piyalem

Çizdiği karikatürlerle yaşam sevincimizi körükleyen Türk karikatüristlerimizden..

Piyale Madra ortaöğrenimini Ankara’ da tamamladı ve 1974 yılında Fransa'ya giderek eğitimini Grenoble'daki Ecole des Beaux-Arts'da sürdürdü. 1977'de D.G.S.A. Uygulamalı Endüstri Sanatları Yüksekokulu Grafik Bölümü'nü bitirdi ve daha sonra grafik çalışmalarını 1981'de Stokholm'de sürdürdü.

me piyaleee madra

Madra, önce "Piknik" Bantlarıyla tanındı. Piknik 1982'de Milliyet'te başladı. Ardından yaklaşık 10 yıl boyunca Cumhuriyet'te yayınlandı. 1992'de ise Türkçe ve İngilizce olarak kitaplaştı.

Piyale Madra "Ademler ve Havvalar"ına ise 1994'te Yeni Yüzyıl gazetesinde başladı. Gazetenin 1998'de yayın yaşamına son vermesi ile Radikal'e geçen "Ademler ve Havvalar"ın ilk kitabı aynı yıl Yapı Kredi Yayınları'ndan çıktı. "Piknik"ler de "Ademler ve Havvalar"da çizgi film oldular. "Piknik"ler TRT1'de "Ademler ve Havvalar" NTV'de yayınlandı. Piknik yurtdışına da açıldı. Yayın haklarını İspanyol Televizyonu "Canal Metro" satın aldı.

Kitaplar-Toplu3

Kitapları

-1998-Ademler ve Havvalar-1-Yapı Kredi Yayınları
-1999-Ademler ve Havvalar-2-Remzi Kitapevi
-2001-Küçük Ademler ve Küçük Havvalar-İletişim Yayınları
-2003-Ademler ve Havvalar-3-Yapı Kredi Yayınları
-2005-Ademler ve Havvalar-4-Yapı Kredi Yayınları
-2007-Ademler ve Havvalar-5-Everest Yayınları
-2007-Aaa! Piknik!-Everest Yayınları
-2009-Ademler ve Havvalar-6-Everest Yayınları

Piyale_Madra2

Sergileri

-1994 Forte dei Marmi'de (İtalya) "Premio Satira Politica" Politik Hiciv Ödülü
-1995 6. Ferran (İtalya) Kadın Çizerler Bienali
-1995 İstanbul Kadın Eserleri Kütüphanesi'nde kişisel sergi
-1995 Ghent'da (Belçika) kişisel sergi
-1996 Heusent'de (Belçika) kişisel sergi
-1996 İstanbul Galeri BM'de "A table" adlı karma sergi
-1997 7. Ferran (İtalya) Kadın Çizerler Bienali
-1998 Paris'te (Fransa) Türk Kadın Çizerler Sergisi,
-1998 Berlin'de (Almanya) Türk Çizerler Sergisi
-1999 Lyon'da (Fransa) kişisel sergi
-2000 İstanbul'da Paul Gillon ile ortak sergi
-2000 Amiens'de (Fransa) kişisel sergi
-2006 Paris'te (Fransa) Jean Plantu ile ortak sergi
-2006 Nancy'de (Fransa) karma sergi
-2007 Atlanta'da (ABD) "Cartooning for Peace" adlı karma sergi
-2010 Newyork'da (ABD) "Women and Power" adlı karma sergi

piyale madra

Onunla yapılan bir söyleşi

Çizime olan ilginiz nasıl başladı? Ailenizden sizi yönlendiren birileri oldu mu?

Ortaokul yıllarında eve sürekli olarak Akbaba dergisi alınırdı. Abim de Amerikan "Mad" dergisini getirirdi. Bu iki farklı dergi benim karikatüre olan ilgimi daha da arttırdı. Zaten elinden kalem düşmeyen bir çocuktum. Ailem, liseden sonra Fransa'da Güzel Sanatlar okuma isteğimi de hemen kabul etti. O yıllarda karikatür bir meslek olarak görülmediği için benim resme yeteneğim olduğu düşünülürdü. Dolayısıyla ressam olmak üzere Fransa'nın yolunu tuttum.

zpm35 zpm34

Her gün farklı hikayeler bulmakta zorlanmıyor musunuz, nerelerden ilham alıyorsunuz? Nasıl besleniyorsunuz?

Yaşadığım, gördüğüm, tanıdığım, tanımadığım insanlardan, okuduklarımdan, izlediklerimden her şeyden etkileniyorum diyebilirim.

zpm32 zpm31

Nasıl bir yerde çalışmayı tercih edersiniz? Çalışma ortamınızın çalışmalarınıza bir etkisi oluyor mu? Nelerden besleniyorsunuz?

Evimde, masamda çalışmaya alışkınım. Ama bazen zorunlu olarak başka mekanlarda da çalıştığım oldu. Bulunduğum yerdeki masayı da rahat çalışabileceğim bir hale sokup bir iki gün içinde adapte olabiliyorum. Yalnız mutlak bir sessizlik benim için çok önemli.

286080 2860803 2860801

İlk deneyiminiz olan ve 10 yıl boyunca Milliyette yayınlanan “Piknik” nasıl doğdu?

Piknik'i çizmeye 1981 yılında Milliyet gazetesinde başladım. Bir senenin sonunda Cumhuriyet gazetesine geçtim ve 9 sene orada devam ettim. O yıllarda bant karikatür (cartoon) bizde yeni yükselişe geçmişti. Cumhuriyet gazetesi Türk bant çizerlerinin bir araya geldiği tek gazeteydi. Biz beş çizer birbirinden çok farklı bantlarla gazetede yerimizi aldık.

zpm38 zpm40

Radikal gazetesinde halen devam eden “Ademler ve Havvalar” insanların doğal hallerini, birbirleri arasındaki iletişimi sıcak bir biçimde yansıtıyor bize. Bu projeye başlama fikrini nasıl oluşturdunuz?

Piknik'i çizdiğim yıllarda bir yandan da Cosmopolitan dergisine "Kadınlar ve kadınlar" adı altında tam sayfa çizimler yapıyordum. Yeni Yüzyıl gazetesi kuruluş aşamasındayken, benden bu tarz çizimler istedi ve Ademler ve Havvalar başladı.

zpm42 zpm43

Karikatür çizmek gerçekten çok zor olmalı. Bir şeyler yaratabilmek için altyapı zenginliği, dünya ile içiçe olmak, iyi gözlem yeteneği şart. Çizime ilgisi olan gençlere neler önerirsiniz, kendilerini bu konuda nasıl geliştirebilirler?

Düşünsel potansiyele dayalı bir sanat dalı olduğu için dış dünyaya açık olmayı gerektiriyor. Gözlem yaparak , toplumdaki değişimlerin getirdiği çelişkileri, tutarsızlıkları fark edebilmek önemli. Genç çizerler, Türk ve yabancı çizerlerin neler yaptıklarını takip ederek ufuklarını genişletmeliler ve kendilerine özgü bir tarzı yakalamaya çalışmalılar. Ve ellerinden kalem düşmemeli, bol bol çizmeliler.

zpm47 zpm48

2006’da DHL Express ve Türk Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) işbirliği ile yurtdışı iletişim kampanyasına destek verdiniz. Bu kampanyanın amacı Avrupalıların gözündeki Türk imajını değiştirmekti ve DHL Express paketleri üzerinde dünyanın dört bir yanındaki yabancılara bu karikatürler ulaştı. Mizahla insanlara ulaşmak sizce başarılı oldu mu? Ülkemiz için önemli bir sorumluluk yüklendiniz, çalışırken neler hissettiniz?

Her yeni projede çok hevesli oluyorum. TÜSİAD böyle bir teklifle bana gelince aynı şekilde, başka hiçbir şey düşünemez hale gelip kaptırıp gittim. Benim için tabii ki çok heyecan vericiydi. Türkiye'nin tanıtımı için karikatür kullanmak zaten çok doğru bir karardı. Karikatür her zaman dikkat çeker, bakmadan geçemeyiz. Hedeflenene ulaşıldı, sonuç gayet başarılı oldu.

zpm49 zpm50

Kadın çizerler çizimlerinde genelde ilişkileri anlatıyor. Farklı konuları tercih etmiyor, özellikle siyasi karikatürleri erkek çizerler tercih ediyor. Bunun nedeni ne sizce?

Ben kendi payıma siyasi karikatüre uzak biriyim. İnsanlar ve ilişkiler her zaman ilgi odağım olmuştur. Dünyada da, bizde de kadın çizerler erkeklere oranla çok az. Aslında, ne yazık ki bütün sanat dallarında bu böyle. Böyle olunca, doğal olarak siyasi karkatür çizen kadın karikatürist de maalesef yok.

zpm51 zpm53

“Ademler ve Havvalar” dışında ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz, yeni projeleriniz var mı?

Newyork'da Eylül sonunda yapılacak olan Women and Power konferansları kapsamında açılacak olan karikatür sergisine katılacağım. Ayrıca yedinci kitabımın hazırlığı içindeyim.

zpm59 zpm60

Okurlarımız için bize bir gününüzü nasıl geçirdiğinizi anlatır mısınız, özel olarak neler yapmayı seversiniz?

Herkesinkinden farklı bir hayatım yok. Kitap okumak, seyahat etmek, arkadaşlarla, dostlarla biraraya gelmek, kızımla vakit geçirmek ve çizim yapmakla geçiyor günlerim.

Genel olarak sergileriniz yurtdışında, bunun özel bir nedeni var mı? Bunun nedeni yurtdışında sanata ilginin daha fazla olması olabilir mi?

zpm63 zpm64

Sergilere katılma ya da sergi açma teklifleri hep yurt dışından geldi. Ama önümüzdeki senelerde İstanbul'da retrospektif bir sergi açmak istiyorum. 28 senedir çiziyorum, vakit geldi diye düşünüyorum.

İstanbul ile aranız nasıl ? İstanbul’da özel olarak sevdiğiniz yerler?

Kandilli'de otuduğum için genellikle karşıya vapurla geçiyorum. Ve her seferinde boğaz, değişen renkleriyle İstanbul'u ne kadar çok sevdiğimi düşündürtüyor bana. Boğaz dışında, İstanbul'u İstanbul yapan eski semtleri, tarihi yarımadayı daha çok seviyorum.

zpm66 zpm67

Teknolojiyle aranız nasıl? Çalışmalarınızda teknolojiden ne ölçüde faydalanıyorsunuz?

Çizimlerimi uzunca bir süredir bilgisayar yoluyla gönderiyorum.

Çok teşekkür ederiz...
(alıntı: www.probil.com.tr)

zpm85 zpm81

Sanatçının çalışmalarından örnekler

web sayfası

Related Posts with thumbnails